Adana'mızın Kurtuluşunun Kutlamalarına Ait Görüntüler - Neyi Nasıl Yapsak

Post Top Ad

Adana'mızın Kurtuluşunun Kutlamalarına Ait Görüntüler

Share This

Adana'mızın Kurtuluşunun Kutlamalarına Ait Görüntüler



#Adana’da 1902-1994 senelerinde yaşamış daha önceki belediye başkanı ve milletvekillerinden Kasım Ener, ’Çukurova -Kurtuluş Savaşında Adana Cephesi’ isimli kitabında mevzuyla alakalı şu bilgileri veriyor: "Türk birliğinin 20 Aralık 1921’de Adana kentini teslim alışını gözönünde tutarak, 5 Ocak kurtuluş bayramı gününün yanlış olduğunu ileri sürenler vardır. Ankara Uyuşması’nın uygulanması sırasındaki vakalar ile siyasi gidişat araştırılmadan bu gidişat doğru.Nitekim 1958 senesinde İçişleri Bakanlığı törenin 20 Aralık’ta yapılmasını bildirmişti. Ancak bu istek millet üzerinde büyük tepki yarattı..Fransızların isteği üzerine boşaltma işi 4-5 Ocak tarihine dek uzatıldığından işgal vazifelilerin bir kısmı henüz Adana’da bulunuyordu. Askeri birlikler ise Mersin ve Payas’a çekilme operasyonunu bütünlememişlerdi... Muhittin Paşa’nın 5 Ocak 1922’de Genelkurmay Başkanlığı’na bildirdiği gibi Adana ve dolaylarının işgali sona erip, ulusun tüm erkinliğine kavuştuğu bayram olarak kabul edilmesi doğru idi.." 5 OCAK GECESİ NELER OLDU? Kasım Ener, kitabında 5 Ocak 1922 gecesini ise şöyle anlatıyor: "Kentte büyük fener alayları tertip edildi. Meşaleler ve camilerin kandilleri caddeleri ışıklandırıyor, on binlerce insanı neşelendiren askeri bando ve davullar ile Rum semtlerinden geçilirken, bedelli İzmirimiz için şovlar yapılıyordu. Tam kahveler, gazinolar sabaha kadar sarih kaldılar ve çoğu kazançlarını orduya bıraktılar.." İLK HİSSİ TEŞEBSÜS Mustafa Kemal Paşa 31 Ekim 1918’de geldiği Adana’da 11 gün kalmış, çevrenin ve milletin gidişatını araştırarak bunu Genel Kurmay Başkanlığı’na bildirmişti. Bu telgraflarda yalnızca mevcut vaziyet değil, ileriye dönük düşünce ve ihtarlar da yer almıştır. İskenderun’a asker çıkararak işgal teşebbüsünde bulunurlarsa İngilizlere ateş açılacağını, zamanın hükümet ve başbakanına telgrafla bildiren Mustafa Kemal Paşa, aynı zamanda kendine bağlı kumandalara da benzer bir emir vermişti. Bu emre göre denizden İskenderun’a çıkartma yapmak isteyen İngiliz ve Fransızlar’a ateşle karşı konulacaktı. Adana’dan verilen bu ilk emir Türk Kurtuluş Savaşı’nın ilk emridir. Seneler sonra, 15 Mart 1923’te Adana’ya tekerrür gelen Mustafa Kemal Paşa bu vaziyeti şu laflarıyla dile getirdi: "Bende bu vekayiin ilk hiss-i girişimi bu memlekette, bu güzel Adana’da beden bulmuştur.." 1918-1922 ARASINDA NE OLDU? Birinci Dünya Savaşı’nda yenilen ve Sevr Uyuşması’nı imza atmak zorunda kalan İstanbul Hükümeti’nin 23 Kasım 1918 tarihli, Adana ve dolaylarının boşaltılmasını lüzumlu kılan kararı şehirde büyük tepki ile karşılandı. Gidişatı protesto eden, böyle bir harekatın yaratacağı korkunç vakaları vurgulayan bir telgraf yarıyılın İçişleri Bakanına gönderildi. MERSİN LİMANI’NDAN GELDİLER Kısa zaman sonra işgal güçleri Mersin limanından Çukurova’ya girdi ve Adana’yı işgal etti. Bu işgal sırasında Türklere ait tam sembol, simge, işaret ve levhalar yok edildi. Fransızlar kendi birlikleri içinde özellikle Ermeni askerleri bölgeye getirdi. Suriye’den getirilen Ermenilerden 70 bini Adana’ya, 12 bini Dörtyol’a, 8 bini Saimbeyli’ye yerleştirildi. Antep ve Maraş etrafına da 50 binden fazla Ermeni getirildi. 1918-1919 yıllarında Adana’da bütün bir terör ve cinayet yarıyılı yaşandı. Abdiağa çiftliği vakaları, kent içi cinayetler, Taşköprü’de Türklerin çarmıha gerilişi ve kırbaçlanarak öldürülüşü gibi vakalar bunlar arasındadır. ’KAÇ KAÇ’ NEDİR? 10 Temmuz 1920’de Ermeniler tarafından Türklere karşı büyük bir şiddet ve soykırım harekatına girişildi ve bu harekat neticeyi onbinlerce Türk Toroslara doğru kaçtı. Dört gün süren bu hareket tarihe ’Kaç Kaç’ olayı olarak geçti.
TEŞKİLATLANMA VE GALİBİYET Bunca terör ve baskı arasında Adana ve yöredeki Türkler, teşkilatlanarak Kilikya Ulusal Güçler Teşkilatı’nı oluşturdu. 20 Kasım 1918’de Klikya Müdafai Hukuk Toplumu heyetti. Toplum yönetimi Rifat Menemencioğlu, Nabi Menemencioğlu, Ali Münif Yeğenağa, Ali Cenani ve Rüstem Bey’den oluşuyordu. Çukurova, bölgelere parçalayarak, her bölgeye milis güçleri ve komutanı atandı. Şubat 1920’den itibaren ulusal güçler düşmana karşı galibiyetler kazanmaya başladı. KAR BOĞAZI VAKASI 1920’de Toroslar’dan Fransızlara hücum başlatıldı. 27 Mayıs 1920’de Fransız orduları komutanı Menil, ulusal güçler tarafından tutsak alındı. Kar Boğazı Hadiseyi olarak öğrenilen vaka, Kuvayi Ulusala’nin ilk politik başarıyıdır. 28 Mayıs 1920’de Fransızlar Mersin-Adana hattına çekildiler ve kuzey Çukurova Kozan ve değişik dağlık bölgeler tamamen kurtarıldı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Popüler Yayınlar

Post Bottom Ad

Pages